Markus Zusak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Markus Zusak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2015 Cuma

Markus Zusak: Hiç Kimse Sıradan Değildir




Selamlaar! Hepinize mutlu yıllar dilerim!! Birazdan yeni yıl için yazı yayınlayacağım için çok uzatmıyorum.

Bu kitabı bitireli neredeyse iki hafta oldu ama ben sınavlar, ödevler derken yeni fırsat buldum. Kitap Markus Zusak'a ait. Onu Kitap Hırsızı'ndan hatırlarsınız belki. O yayın için Tık tık



"19 yaşındayım, taksi şoförüyüm. Sadece bu işe yarıyorum, bir de arkadaşlarımla kâğıt oynamaya. Başka hiçbir uğraşım, isteğim, hedefim yok. Bir ev arkadaşım var, adı Kapıcı. Kendisi aynı zamanda köpeğim olur ve karşılıklı kahve içmekten büyük keyif alırız. Kısacası sıradanlığın mihenk taşıyım ve bundan şikâyetçi değilim. Ama bir gün posta kutumda bulduğum iskambil kartının, çerçevedeki bu resmi değiştireceğini nereden bilebilirdim ki? "Hiç" oluşum, kimliği belirsiz birini rahatsız etmişe benziyor ve belli ki benimle oyun oynamak istiyor. Neden sorusunun cevabı aslında çok basit: umursamak için.
Peki o halde, oyuna hazırım!"



Dilde sadeliği kullanma yeteneğini başarılı bir şekilde ortaya koyan Markus Zusak, Hiç Kimse Sıradan Değildir adlı eğlenceli olduğu kadar düşündüren romanıyla, herkesin yapabileceklerinin ötesine geçebileceğini en sıradan insanlar üzerinden göstererek zekâsını gözler önüne seriyor.


"Zusak dilde abartıdan uzak duran, sadeliği kullanarak hayal dünyanıza girmeyi ustalıkla başaran bir yazar. Hiç Kimse Sıradan Değildir de bu yeteneğini ortaya koyan iyi bir örnek." 
Time Magazine

"Yalın ve akıcı bir dille anlatılan, güzel olduğu kadar etkileyici bir roman."
Kirkus Reviews

"Olağanüstü bir kitap. Mutlaka okunmalı."
School Library Journal
....

O kadar tatlış bi kitaptı ki 1 günde bitirdim! Markus Zusak'ın dilini ne kadar etkileyici bulduğumu söylemiştim. Gerçekten masal tadında yazıyor ama bu kitabı Kitap Hırsızına göre daha normal(?) yazılmıştı. 

Kitap Ed adında bir taksi şoförünü ve hayatını değiştirdiği insanları ele alıyor. Spoiler vermek istemiyorum. Henüz okumayanlar olabilir. Ed bir sabah uyandığında posta kutusunda 3 adres yazan bir iskambil kağıdı bulur. O üç adresi ziyaret etmesiyle herşey başlar.

Kitabın ana fikri, vemek istediği mesaj çok hoş. Kimse sıradan değildir. Doğru. Taksi şoförü olsanız da ev hanımı da olsanız azıcık bir gayretle hiç tanımadığınız insanların hayatlarını değiştirebilirsiniz. 

İskambil kağıdı almadan da bunu yapabilirsiniz. Gözlemlemeniz ve insanları anlamanız yeterlidir. 

Unutmayın! Hayat sürpizlerle doludur

Kitaptan Notlar

"Neden ben?" diye sordum Tanrı'ya. Bir şey söylemedi.

Güldüm ve yıldızları izledim. Yaşamak güzeldi...
 Aptalların pek çok arkadaşı olduğunu fark etmiş miydiniz?
Bu sadece bir gözlem.
 Aferin, Ed.

Çok güzel vazgeçtin
 İster inan, ister inanma ama senden bu kadar nefret etmek çok fazla sevgi gerektiriyor.


KİTAPLI YILLAR!



5 Kasım 2014 Çarşamba

Markus Zusak: Kitap Hırsızı

     Merhabalaaar!
 Uzun süredir paylaşmak istediğim ama vakit bulamadığım bir kitap yorumuyla burdayım. 

 Öncelikle bu kitabı alırken konusu hakkında hiç bir fikrim yoktu. Yoldan geçerken rafta öylesine duruyordu. Dikkatimi çekti ve aldım. İyi ki de almışım. Çünkü hayatımda en etkilendiğim kitaplardan biri oldu. 


Arka Kapak Bilgisi:


Yılın en çok beklenen kitabı. Olağanüstü… gerçekten muhteşem!"

-Publishers Weekly-



"Merak uyandıran, hayat dolu ve son derece ustalıkla yazılmış, nefes kesen bir roman; aynı zamanda harikulade ve sürükleyici."

-The Guardian-


Ödüllü yazar Markus Zusak'ın akıllara kazınacak kadar etkileyici ve şiirsel bir dille yazdığı bu roman, okuyucuya sunulan benzersiz bir hediye gibi…

"Hayatınızı böylesine derinden etkileyen başka bir kitaba daha rastlamamışsınızdır. Muhteşem!"
-GoodReads-



"Bu unutulmaz hikâye kalbinizi çalacak!"

-The New York Times-


"Güzel, felsefi bir yanı da bulunan sürükleyici bir roman...

Herkes okumalı!"
-Kirkus Reviews-



"Markus Zusak, zorlu bir konuyu ustalıkla anlatarak gerçek bir başarı yakalamış. Olağanüstü… tek kelimeyle harika bir kitap."

-The Wall Street Journal-
(Tanıtım Bülteninden)


   Öncelikle şunu belirteyim ki kitabın dili, üslubu mükemmeldi! Öylesine akıcıydı ki elimden düşüremedim. İlk başlarda ne diyor bu ya diye düşünürken bir an da kendinizi romanın içinde konuya hakim bir şekilde buluyorsunuz. Konusundan kısaca bahsedecek olursak Hitler döneminde yaşan Liesel Meminger 9 yaşında annesi tarafından bi Alman aileye evlatlık verilir. Ev Himmel sokağı denilen klasik bi Alman sokağıdır ve orada hayatını etkileyen olaylar geçirmeye başlar. Kitapta dostluklara, yaşam mücadelelerine, ilk aşklara, aile sevgisine o kadar ustaca yer verilmiş ki ister istemez etkileniyorsunuz.

Kitabı diğer kitaplardan ayıran en önemli özelliği ise kitabın "Azrail"in ağzından anlatılıyor olması. Ama Azraili sevdim ya ben :D Bazı yerlerinde beni baya güldürdü. Anlatıcının bu denli farklı olması kitabı da etkiliyor.  “İşte küçük bir gerçek; Öleceksiniz” kitap Azrail'in bu sözleriyle başlıyor.

Ölümün notları

                    Ben orak falan taşımıyorum

Sadece hava soğuk olduğunda siyah kukuletalı 

bir pelerin giyiyorum.

Beni uzaktan tanımanızı sağlayan kurukafaya benzer 

bir yüzüm de yok.

Gerçekte nasıl göründüğümü bilmek ister misiniz?

Size yardım edeyim. 

Ben devam ederken siz kendinize bir ayna bulun.''


    Gerçekten okunması gereken bir kitap kesinlikle tavsiye ediyorum! Umarım hoşunuza gider ^^


NOT: Filmi de varmış. Alttaki filmin afişinden.Filmi daha izlemedim ama yorumlar olumlu dilerseniz onu da izleyebilirsiniz.




Filmden Kareler:






Tasarım: Şevval & Moka