8 Mayıs 2020 Cuma

08.05.2020

woa... döndüm işte yine bloguma sığınıyorum karanlık saatlerde. 2020'nin bize getirdiklerinden bahsetmeyeceğim artık hepimiz çok okuduk, duyduk ve hala duyuyoruz. Ben buraya sadece yorulduğumu yazmaya geldim.

Yoruldum sevgili blogum. Okulum çok yoğun ve yeteri kadar dinlenemiyorum. Hocalarımız çok anlayışsız ve her hafta 6 mini-sınavım oluyor, ödevler de cabası. Keşke çalıştıklarımın karşılığını da alabilsem. O kadar çalışıyorum ve sınavlarda yine istediğim başarıyı elde edemiyorum. Kendimden çok fazla beklentim var ve bunları karşılayamıyorum ancak beklentilerimi de üşümüyorum bir keriz olarak.

Yorgunluğumun etkilerini bedenimde de görmeye başladım, zayıfladım ve çok çabuk halsiz düşüyorum artık. Çok sağlıksız hissediyorum ve yine bunu düzeltmek için bir şey yapmıyorum. Genel olarak çok umursamaz ve hissiz oldum. Gün içinde genelde okul sebebiyle stresli ve mutsuzum. Akşamları eğlenince stres duyuyorum. Gülsem bile içten olmadığını biliyorum ve her daim umutsuz hissediyorum; geleceğe ve kendime dair. Sabahları yeni bir güne uyanmak istemiyorum, geceleri uyumak istemiyorum çünkü uyursam yeni bir gün doğacak ve hiçbir zaman buna hazır olmuyorum.

Galiba ben de sosyal izolasyondan etkilenmeye başladım :'))) Sanırım :'))



9 Şubat 2020 Pazar

Ocak Ayı Raporu

Merhabalar!!! Gecikmiş bir Ocak raporu ile karşınızdayım :') Ocak ayı sanıyorum ki hepimiz için çok uzun geçti... Gerek dünya gündemi olsun gerekse de Türkiye açısından, ocak ayı sancılıydı. Tüm kalbimle umuyorum, inşallah şubat ayı çok çok daha güzel geçer ve yıl biraz olsun iyi devam eder.

Ocak ayında listemdeki kitapların hepsini okuyamadım, çünkü planımda olmayan bir şekilde okçuluk müsabakasına katıldım. Yaklaşık bir yıldır okulumuzun okçuluk takımındayım. Antrenman eksiğim çok fazla olduğu için, yarışmaya kadar her gün okula gidip antrenman yaptık. Güzel sonuçlar elde ettik ama ben kendimden memnun kalmadım. Hala çok fazla eksiğim var ama okul dersleri ve sporu birlikte götürmek çok zor. Bu dönem n'apacağım hiçbir fikrim yok :')

Ocak ayı benim için duygusal olarak ayrı bir dengesiz geçti, birtakım insanlar yüzünden. O yüzden Şubat ayına girmemizle onlardan uzaklaştım ve böylesinin benim için daha iyi olacağını düşünüyorum. Tabi ki çok üzüldüm bir zamanlar çok sevdiğim biri ile bu durumlara gelmemize ama hayat böyle işte. Birini kalbimizde tutabilsek de hayatımız da tutamıyoruz ne yazık ki. Büyümek demek böyle durumları olgunlukla karşılayabilmek demek zannımca. Sağlık olsun.

Ocak ayında toplam 7 film izlemişim. Bunlar;


  • Parasite   5/5 --- Bu filme o kadar çok yorum yazmak istiyorum ki, ama spoiler vermeden yorumlamak neredeyse imkansız. Hiç şüphe duymadan izleyebilirsiniz, gerçekten harika bir filmdi. 
  • Knives Out    3,5/5 --- Bunu arkadaşımla seyrettik, onun izleme listesindeymiş. Filmin kadrosu tam bir yıldızlar geçitiydi. Konusu ise ortada bir cinayet ve aile var. Detektifler katili bulmaya çalışıyor ancak film dedektiflikten ziyade komedi odaklıydı. Katilin kim olduğunu filmin ilk yarım saatinde öğreniyoruz ve film komedi üzerine ilerliyor. Keyifliydi, izlenebilir
  • Neredesin Firuze   5/5 --- Bu filmi bu kadar geç izlediğim için kendimden utanıyorum aaaa Çok çok güzel bir filmdi. Dürüst olayım senaryoyu Özcan Deniz'in yazdığını duyunca çok şaşırdım. Gerek hüzün gerekse komedi hepsi vardı filmin içinde. Müzikleri zaten ayrı güzel. Oyuncu kadrosundan bahsetmiyorum bile; Haluk Bilginer, Demet Akbağ, Ata Demirer daha liste uzuyor. Lütfen vaktiniz varsa izleyin, pişman olmayacaksınız :')
  • Ocean's Twelve   3.5/5 --- Ocean serisinin ikinci filmi. İlkinin yanında biraz sönük kalmıştı. Seri 11 kişinin hırsızlık macerasını anlatıyor. İlk filmde bir banka soyan çete ikinci filmde bir müzeden altın yumurta araklamak peşindeler. Suç sahnelerinin daha az detaysız daha çok komediye odaklanılmıştı bu film. Fena değildi, izlenebilir. 
  • Ocean's Thirteen   2/5 --- Serinin üçüncü ve son filmi. Son film diye mi bilmiyorum, fazlasıyla üstün körüydü her şey. Suç sahneleri oldu bittiye getirildi ama yine komedi olarak dozundaydı. İzlenmese de olur diye düşünüyorum. 
  • Ocean's Eight    1/5 --- Serinin bir de kadınlar suçlu olsaydı nasıl olurdu diye 14 sene sonra çekilen remake filmi. Oyuncu kadrosu harika Rihanna, Anna Hathaway, Helena Bonham Carter gibi isimler var ancak senaryo çok çok vasattı. Vakit kaybıydı ne yazık ki. Bu kadro ile çok daha bir iş çıkarılabilirdi. 

Okuduğum da sadece bir kitap var hala yorumunu giremedim ;-; Yakında Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytan ile o kitabın da yorumunu yazacağım. Umarım Şubat ayı kitap okuma olarak daha verimli geçer. Bu hafta okulum açılıyor. Umarım güzel bir dönem olur herkes için :'))

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!!

14 Ocak 2020 Salı

Minik Bir Kitap Alışverişi ve "Sorunlarla Baş Etmek için Boyama Kitabı ve Günlük"

Merhabalar!!! 

Nasılsınıııız? Bu hafta fazlasıyla verimli geçti benim için, bir kitap bitirdim ve minik bir kitap alışverişi yaptım. Ayrıca bugün dönemin son final sınavına girdim artık 3 hafta boyunca dinlenip, vicdan azabı çekmeden kitap okuyabilirim! Bu rahatlığı gerçekten çok özledim, son iki üç ay o kadar yoğundu artık hiçbir şey düşünmeden sadece kitap okumak ve dinlenmek istiyorum :')

Fotoğraf çekme becerilerim çok kötüymüş onu fark ettim... Fotoğrafa dair her şey fazlasıyla yamuk.

1) Amin Maalouf -Uygarlıkların Batışı 
Amin Maalouf'dan henüz sadece üç kitap okudum ama gerçekten yazdığı kitapların içeriğini ve değerlendirmelerini seviyorum. Bildiğim kadarıyla bu kitabı Aralık ayının sonunda çıktı ve yazarın en güncel kitabı. Kitap, son dönemlerde yaşanan olayları Ortadoğu ve diğer ülkelerle bağdaştırarak yorumladığı denemelerden oluşuyor ve Habertürk'teki röportajında kendisinden duymuştum biraz karamsar bir kalemle ele almış bu eseri. Ölümcül Kimlikler kitabının da devamı gibi olduğu söyleniyor. Ben o kitabı okumuştum ama siz onu okumadan da bu kitabı okuyabilirsiniz.
Kitabı YKY kitabevinden 17 liraya aldım.

8 Ocak 2020 Çarşamba

2020 Klasik Kitap Okuma Maratonu #kom2020

Merhabalar!! 

Bu sene Okuyan Muggle'ın Klasik Okuma Maratonuna ben de katılıyorummmmmm,  dürüst olayım hayatımda okuduğum türkçe klasikler iki elin parmağını geçmeyeceği için bu maratonu daha çok türkçe odaklı kitaplar üzerine ilerletmeyi düşünüyorum. Şu an elimde okumak istediğim bazı Türkçe klasikler var ancak final ayım olduğu için hepsini okuyabileceğimi sanmıyorum :') Özellikle Ahmed Hamdi Tanpınar kitaplarını daha müsait olduğum bir zamana saklıyorum ki hakkıyla okuyabileyim. 

Ocak Ayı içinde okumayı planladığım kitaplar:


1) İçimizdeki Şeytan -Sabahattin Ali
2) İnsanlığın Dirilişi -Sezai Karakoç
(bu ikisini klasik olarak aldım alttaki kitaplar klasik sayılıyor mu pek emin değilim ama bence sayılmıyorlar hmm)
3) Oğullar ve Rencide Ruhlar- Alper Canıgüz 
(bu kitabı Kağıt Salıncak'ın blogunda gördüm ve hemen okul kütüphanesinden aldım, okumak için sabırsızlanıyorum!)
4) Kiyoto -Yasunari Kawabata 
(Bu kitabı aylar önce nadirkitap.com'dan almıştım, fazlasıyla eski ve ilginç bir kitap gibi duruyor)
5)Circe -Madeline Miller
(Bunu da bu aralar çok gördüm, ve tablete pdf'sini indirdim. Umarım beğenirim, hakkında çok olumlu yorumlar duydum)

Kitapları okuyunca yorumlarını mutlaka bloga gireceğim :))
Herkese iyi haftalar!!

4 Ocak 2020 Cumartesi

Bu blogda 2020


YETER bu kadar depresif ve melankoli oluşum, 2020'de bloga kitap ve film yorumu girmeye geri dönüyorum. Bu blog amacından saptı ey ahali! Artık toparlanma zamanı. Yeni bir yıl eski blog düzeni :'))) Bu akşam 2020'de izlediğim ilk film yorumunu gireceğim hehehe

Bu arada 2019'da toplam 54 film izlemiş, 18 kitap okumuşum,,,, Yazuk sana Atlantisli... 2020'de 60 kitap okumayı planlıyorum. Umarım başarabilirim. Ayrıca Gözde'nin Klasik Okuma Maratonu'na bu sene ben de katılıyorum. 

2020 umarım hepimiz için çok güzel geçer!!
Tasarım: Şevval & Moka