17 Mayıs 2017 Çarşamba

AYOoO LADIES 'N GENTLEMAN



Nasıl gidiyooor?? Aylardan sonra pc'den blog giriyorum ya rabbi bu nasıl bir rahatlıktır. Klavyede yazı yazmayı özlemişim. Aslında bloga yazı yazmayı özledim, eski ortamımızı özledim.. Özlediğim çok fazla şey var.. Üzülüyorum.....

Kendimle çatışma içerisindeyim klasik dibe vuruşlar ama ara ara oluyor. Yani hemen toparlanıyorum eskisi gibi ergen değilim galiba :') Düşünceler kafama dolunca bir de aklıma çoğu zaman eskiden yaptığım hatalar, kalbini kırdığım insanlar ve pişmanlıklarım geliyor. Yani sadece beni ilgilendiren b ir şey olsa pek aklıma takılmıyor genelde ama benim dışımda birileri daha kötü hissediyorsa işte o zamanlar içimi bi boşluk kaplıyor. Aslında boşluk da değil midemde bir kütle oluşuyor ve kendimi yumruklamak istiyorum.

Böyle zamanlarda yeter diyorum kendime. "Yeter" daha ne zamana kadar geçmişte takılı kalacağım ki. Hatalarımı düşününce geleceğe ilerleyemiyorum ki yerimde saymak en korktuğum şeylerden biri sanırım. İlerlemek istiyorum ne olursa olsun. Bu hayatta kendimi geliştirmek istiyorum. Kimsenin okumadığı kitapları okumak, kimsenin dinlemediği müzikleri dinlemek kimsenin izlemediği filmleri izlemek istiyorum. Ne olursa olsun ilerlemek ve hayatıma devam etmek istiyorum.

HEY BUNU OKUYAN KİŞİ ne olursa olsun yaşamaya devam et. Belki çok çok fazla dertlerin var, bir yakının hasta veya sen hastasın. O zaman hayatın değerini benden daha iyi biliyorsundur değil mi? Sence günlerini hüzüne sarılarak mı geçirmelisin? Dışarı çık ve her zaman yanından geçtiğin, detaylıca incelemeye tenezzül bile etmediğin binalara, ağaçlara hatta yollara bile ilk defa görüyormuş gibi bak. Kalabalık bir yere gidip oradaki insanların mimiklerini ve davranışlarını incele. Küçük çocukları gülümset çünkü onlar henüz hayatı bilmiyor sence iyi bir başlangıç yapmayı herkes hak etmez mi? Eski bir kitapçıya git ve rafların en arkasından sararmış bir kitabı alıp oku. Belki hiç bilmediğin bir diyara götürecek seni. 
Bu dediklerim çok bayat ve kişisel gelişim kitabıvari bir şeyler gibi geliyor olabilir, bu saçma öğütlere karnınız tok olabilir, sizi tatmin etmiyor olabilir o zaman yorum bırakın ve kendi kafanızdaki şeyleri yazın. Niye bunların işe yaramadığını söyleyin ve ihtiyacınız olan şeyi birlikte bulalım? Yorum olarak yazmak istemezseniz mail adresim her zaman hizmetinizde sadece benim gibi bazı kişilerin de hayata sarılmasını ve umudunu devam ettirmesini istiyorum. 

Lütfen arkadaşlar yaşamdan ümidi kesmeyin, toplumdan ümidi kesmeyin. Hala yapacak bir şeyler vardır. Sadece aramaya devam edin eminim kafanızdan geçen şeyler bir gün size cevap olarak dönecektir.

Sevgilerimle....

mail adresim :3
blogun sağına bir şey ekledim :^) Oradan da yazabilirsiniz, umarım yardımcı olabilirim. Unutmayın tanımadık birisi bazen yakınlarınızdan daha yardımcı olabilir ^^

11 Nisan 2017 Salı

İç Monolog

UTAN ATLANTİSLİ UTAN EN SON OCAK AYINDA YAZMIŞSIN...
ama sınav senesi canım blogum
AMAN SANKI SINAVIN İYİ GEÇTİ DE Bİ DE SINAV SENESİ DİYOR 
ya niye böyle diyosun :<<<
DOĞRU AMA ÇALIŞSAYDIN ADAM AKILLI
çalıştım ya sen benim blogumsun benim tarafımda olman gerekiyor??????
BEN BLOGUN VE İÇ SESİNİM. HEP SEN İÇİNİ DÖKTÜN BURAYA SIRA BENDE SUS ŞİMDİ 
neler oluy-
SUS 
nolu-
SORUMLULUKLARININ FARKINDA OLMALIYDIN. ARTIK KAÇMA.
GERÇEKLİK SENİN HEP YAKANDA OLACAK ATLANTİSLİ. NEREYE KADAR KAÇACAKSIN?
kaçabildiğim yere kadar
ZAMAN GEÇİYOR, PİŞMAN OLACAKSIN. HATTA ŞUAN BİLE PİŞMANSIN DEĞİL Mİ?
....
SONUNDA MUTSUZ OLACAK KİŞİ YİNE SENSİN. HAYAL DÜNYASINDAN ÇIKMAN GEREKİYOR. 
ama nasıl?
GERÇEKLIĞE DÖN
nasıl??
hey
konuşma yapıp kaçamazsın 
Tam da sahibinin yapacağı bir şeyi yaptın canım blogum. Kaçmak.....
Sence nereye kadar kaçabileceğiz?

1 Ocak 2017 Pazar

Anime Tavsiyesi: Barakamon


Bu sene açılışı anime ile yapmıştım, senenin kapanışı da anime yayını ile yapmak istedim. Hem de bugün bitirdiğim bir anime olaan 12 bölümlük aşırı tatlı, sevilesi bir anime olan Barakamon!
Handa Seishu bir kaligrafi sanatçısı ve Tokyo'da yaşıyor. Aşırı rekabetçi bir insan ve ilk bölümde eserine yapılan acımasız bir eleştiri yzünden patronunu yumrukluyor. Babası da onu aklı başına gelsin(?) diyerek Japonya'nın ücra bir adasına yolluyor. Tabi Handa Senseimiz buraya adapte olabilmede baya sıkıntı yaşıyor. Çünkü köy yani. Adam Tokya'dan köye geliyor lol.

O kadar sıcak bir animeydi ki. Karakterleri de bir o kadar içtendi. Özellikle de NAru :'3 Öyle afacan bir komşu çocuğumuz olsun isterdim hatta direk o köyde yaşamak isterdim. Animede geçen komşuluk ilişkilerine o kadar özendim ki. Hepsi yıllar önce köylerde yaşanan şeylerdi büyük ihtimalle. SENDEN NEFRET EDİYORUM BÜYÜKŞEHİR! 
HANDA sensei de aşırı harika ve troll bir karakter. Özellikle de seiyuusu Ono Daisuke olunca çok daha etkili oldu. Ono Daisuke bi de Hiroshi Kamiya... Konuşsunlar saatlerce dinlerim.. A bakın bi de Fukuyama Jun var onu da pek severim sevgili kalp kırıklığım Lelouch ve trol Koro-sensei'nin sesi, kalbi. Neyse sakinliğimi koruyarak yayına devam ediyorum.

Köy halkının o samimiyeti, çocukların neşeli oluşu, diyaloglar kısacası bu anime aşırı kafa dağıtmalık ve eğlenceli. Gülmekten animeyi durdurduğum zamanlar olmuştu.


Ayrıca her slice of life animesinde olduğu gibi burda da Japonya'nın köyü o kadar güzel gösteriliyor ki. Gerçekten böyle mi acaba diye hep düşünüyorum ama söz konusu Japonya olunca tabi ki böyledir. Japonya sen harika bir yersin.... İLERİDE JAPONYA'YA GİDERSEM KESİNLİKLE ADALARI VE KÖYLERİ GEZECEĞİM. Gelip buraya da yazarım slice of life animelerine birinci elden kaynaklık ederim :'D

KISACAsı mutlu olmak isteyenlere, kafam dağılsın, günüm güzel geçsin diyenlere bu animenin ismini yazıp verin. Gerçekten sevecekler buna inanıyorum. 

VE MUTLU YILLAAAAAAAR 

edit: lol bu yazıyı perfect bluedan önce yayınlamam gerekiyordu ama bunu yazarken yan sekmede bir şeylerle uğraştım sonra da filme dalıp bunu yayınlamayı unuttum :(((( Şuan da istifimi bozmadan yayınlıcam valla. Zaten benim blogumda her şeyin düz gitme olanağı olamaz yani djdjjdjd.




Anime /Movie/ Yorumu: Perfect Blue

Perfect Blue
1 saat 21 dakika
1997 yılında yapılmış
Yapımcısı Paprika'dan tanıdığınız Satoshi Kon

Yeni yılın son yayını anime yayınıydı -yaniöyleolması gerekiyordusizöyleymişgibidüşününteşekkürler- İlk yayın da anime olsun zaten yeniyıla Perfect Blue izleyerek girdim. Saat 00.00 da havaifişekler patlarken ben yatakta gerim gerim gerilmekle meşguldüm. AYRICA bana burdan bu animeyi öneren twitter takipçime teşekkür ediyorum. BANA YILBAŞINDA İZLENECEK BİR FİLM OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİ. Kardeşim psikolojimi geri verir misin? 

Bu anime filmini tanımlayacak olsam tek kelime "Rahatsız Edici" olurdu. Çünkü gerçekten o kadar rahatsız ediciydi ki.. Karakterlerin çizimleri, kızın o yumuşak sesi ve geçen ortamlar, kullanılan müzikler VE SAHNELER. Bu tür şeylerden ben kolay etkilenirim yani izledikten sonra noluyo ya diye kafamı yastığa gömüp bekledim. Sonra uyuyakalmışım gerçi :'D Filmin etkisiyle uyuyamam diyordum ama uyudum. Benim bazı şeylerden etkilenmem yaklaşık 10 dakika falan sanırım.
 Neyse ne diyordum işte çok rahatsız ediciydi. Çünkü bir süre sonra neyin gerçek neyin illüzyon olduğu kafamı o kadar karıştırdı ki dedim herhalde delirdim.


BU ARADA SİZE HEYECANDAN FİLMİN  KONUSUNDAN BAHSETMEYİ UNUTTUM ÇOK ÖZÜR DİLERİM... 
Mimarin diye bir kızımız var ve bu kız 3 kişilik bir jpop kız grubunun üyesi. Anc

31 Aralık 2016 Cumartesi

Elveda 2016


Merhaba! Bi veda yazısı yazmadan 2016'yı bitirmek olmazdı sanırım.
Geçen seneki 2015'e veda yayınımı düşünüyorum çok lol kararlar almışım ve başlıktaki fotoya uygun olarak da hiç birine uymamışım:'D Biri hariç. BİR COSPLAY ETKİNLİĞİNE KATILDIM yeeeeeeeeyyyy 

Ama bu yıl gerçekten çok hızlı geçti ve geriye bakıp düşününce hiçbir şey yapmadığımı fark ediyorum. Anime izlemedim pek, manga okudum galiba, webtoon falan da okudum aslında. Onları yorumlamak isterdim ama aah ah okuduğum kitapları da pek yazamadım ki. Hala aylardan beri taslaklarda duran Miracle in cell no7 şeysini yazamadım. Bir de bu yıl aşırı az da kitap okudum. Ya ben bu sene naptım ya.... Bloga da çok az yorum girdim...

Bu yıl gerek ülkemiz gerekse dünya için çok sarsıcı bir yıl oldu. Çok kayıplar verdik, çok acı çektik. Umarım 2017 daha masum geçer. Ne yazık ki elimizden gelen tek şey iyi dileklerde bulunmak. Çok kuru bir yazı oldu ama...

HERKESE MUTLU YILLAR DİLİYORUM VE AYRICA

SENİ YENİCEM 2017!!!!!!!!!!!!!!!!!!!





Tasarım: Şevval & Moka