Manga Köşesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Manga Köşesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2016 Perşembe

Manga Tavsiyesi "Annarasumanara"


Selamlar! Bugün evde kaplumbağa şeklinde yatarken aklıma birden uzun zamandır okumayı planladığım manhwayı okumak geldi. VE AKLIMI SEVEYİM İYİ Kİ DE OKUMUŞUM.

Annarasumanara şuana kadar okuduğum en iyi mangalardan biri diyebilirim. Toplam 27 bölümcük bir şey ama sizi o kadar derine çekip etkiliyor ki........... Kısaca konusundan bahsedecek olursam bir kız var -Çok özür dilerim korece isim olduğu için aklımda kalmıyor :')- bu kız aşırı fakir ama dersleri çok iyi. Bu kızın annesi onları çocukken terk etmiş çünkü kızın babasının bir sürü borcu varmış. Zaten babaları da kızlla yaşamıyor. ZAVALLI KIZ hem kardeşine hem de kendisine bakıyor :'(( Sonra bunun sıra arkadaşı var sosis kafalı bir çocuk. Bu çocuk da aşırı çalışkan zengin böyle. Ama iyi çocuk seviyom onu ben. Sonra bi de şehirdeki kapatılmış bir sirkte yaşayan herkesin deli dediği gerçek sihir yaptığını iddia eden bir sihirbazımız var. Bu sihirbaz çok gizemli ve yakışıklı. İnsanları ortadan kaybedebiliyor. Ve sihire başlamadan önce de herkese sorduğu bir şey var;


Manganın çizimleri o kadar güzel ki gözlerimi tablete yapıştırmak istedim ve okurken her sahneyi ss aldım......................... Mangayı nasıl yorumlamam gerektiğini de bilmiyorum çünkü aşırı sevdim hghgffhgj

Mangadaki kızımız fakir olduğu için hayata çok gerçekci bakıyor. Bir an önce yetişkin olmalıyım para kazanmalıyım olarak. O yüzden sihirbazla tanışınca ona çok kızıyor. Sorumsuz bir yetişkin olduğunu bi iş kurması gerektiği falan söylüyor. Ama sihirbaz da tam tersi toplumdaki baskı ve kalıplara uymayarak kendi yolundan ilerleyen birisi. Bu yüzden herkes ona deli damgası vuruyor. 

Yani sihirbaz aslında yetişkinlikten kaçan bir çocuk gibi. Ya bakın gerçekten gidin mangayı okuyun çünkü bahsedeceğim şeyleri önceden bilirseniz manganın etkisi ortadan kayboluyor. Shoujo veya shounen değil ki yorumlayabileyim....


Bakın sosis kafalı çocuk bu dfhjghvkgsfghukvbchfgdhkjgfdkhj Manhwa boyunca kahkaha attım buna çünkü aşırı komik çizildiği yerler vardı. Ama mangadaki en önemli karakter bu şahıştı. Çünkü inanılmaz bi karakter değişimi geçiriyor ve sonradan çocuğun neden kafasının böyle olduğunu anlıyorsunuz. Ve harika bir detay olmuş. Mangakaya aşırı saygı duydum. Ayrıca annarasumanara bizdeki hokus pokus veya abra kadabra gibi bir şey. Sihirbazımız sihir yaparken bu sözcüğü kullanıyor.

HA bu arada kızımız küçükken sihirbaz olmak istiyormuş ama sonralardan sihiri çok aptalca buluyor çünkü gerçekliğe kapılmış bi şekilde ileriliyor ama yakışıklı sihirbazımız onun da çaresini buluyor ;)) Böyle dedim ya mangaka romantizm var sanmayın. Yok çünkü. Mangada hayaller, hedefler ve sihir var.


YA GİDİN OKUYUN NOLUR ben çok etkilendim çünkü mangada işlenen konu benim uzun zamandır üzerimde düşündüğüm bir konuydu. Yetişkin olmak ve hayatın sıkıcı düzeninde akıp gitmek. Toplumdaki belli kalıplarla yaşamıma devam etmek hayatımda istediğim en son şeylerden biri. 20 yıl sonra evden işe işten eve bir tip olursam her şeyimi kaybederim gibime geliyor. Yaşama sevincimi kaybetmek ve monoton olmak istemiyorum.

Büyüyünce Sihirbaz olmaya karar verdim. Çünkü;
SİHİRE İNANIYORUM.







29 Kasım 2015 Pazar

Manga Tavsiyesi: "Kami-sama Ga Uso o Tsuku"

Selamlar! Bugün aşırı kısa bir manga okudum. 5 bölümlük bir kısa mangaydı. Bu arada tavsiye ettiğim mangaları "Manga Tavsiyesi", okuyup normal olanları ise "Manga Yorumu" olarak başlıklandırıyorum. Haberiniz ola.

Şimdi ben mangayı okurken
Başlarda  şöyleydim. 
Amanın da ne tatlı mangaymış bu 
hanimiş Natsuri, hanimiş Rio *-*

Son bölümde ise böyleydim
Mangaka senin ben...

Şimdi bi kız var böyle upuzun boylu adı Rio. Rio kardeşiyle beraber evde tek başına yaşıyor. Çünkü babası Alaska'dan onlara yengeç getirmeye gitmiş "güya". Yani uzaklarda çalışıyor babası. Natsuri ise annesi ile yaşayan bir genç. Genç dediğime bakmayın ikisi de orta okula gidiyor. İkisi de aynı sınıftalar. Ve tesadüf eseri olaylar gelişiyor.

5 bölüm olduğu için okunması çok kısa sürüyor. Başta Shoujo gibi görünen anime sonlara doğru drama kayıyor. Okuyunca bi "Noldu ya şimdi!" diye kalıyorsunuz. Ama gerçekten ben beğendim ve üzüldüm :C

Aslında sonunun daha iyi bitmesini isterdim. Yani tam "mutlu" sonu okumak isterdim ama mangaka sadist çıkınca biraz şey oldu...

Çizimleri ve karakterleriyle okunası bir mangaydı. Boş vaktiniz varsa bakabilirsiniz. Zaten 5 bölümcük bir şey *-* Keyifli okumalaar!

Okumak için: Tık tık ^^


1 Temmuz 2015 Çarşamba

Manga Tavsiyesi: Lovely Complex


Selam yine ben ehehehhe. Bu mangayı okuyalı 1 hafta falan oldu ama dediğim gibi elim erip de bi yazamadım.

Manganın adı Lovely Complex. Koizumi 1.72 boyunda bir kızdır. Otani ise 1.56 boyunda erkek :c Japonları bilirsiniz kısa insanlardır. O yüzden Koizumi'nin boyu aşırı dikkat çekiyor. Otani'de gereğinden fazla kısa. Bu ikili yani tam All Hanshin Kyojin'ler. Bizim tabirimize göre deve ile cüce. Bu ikisi birbiriyle sürekli didişiyorlar. Hocalar bile bıkmış o derece. Amaaaaaa ne demişler en büyük aşklar nefretle başlar hdgfjdhgkj




Ya bildiğiniz, okuduğunuz tüm Shoujo'ları unutun :D Bu bambaşka bir şey ya fghdjk. Hayatımda hiç bi mangayı okurken bu kadar gülmemiştim. Bi manga daha vardı çok güldüm demiştim ya bak ismini unuttum şimdi. Meğer onda gülmemişim. Bunda hunharca kahkahalar attım yani düşünün  :D

Hani klasik Shoujo konusu vardır. Oğlan soğuk tavırlı kız peşinder koşar falan. Bu manga tüm klişeleri bi kenara atmış. Otani çünkü hayatımda okuduğum en mal, komik erkek karakterdi shfgjdhfg. Bakın ben Haru fanı olmama rağmen Otani'yi de baş köşeme koydum. İlk üçüm belli Kurosaki, Otani ve Haru gfjhfgj



Şimdi Otani'yi niye sevdim... Çünkü kısa boylu olmasına rağmen aşırı cool ve çok aklı başında bir karakterdi. Yani tamam Koizumi ile baya aptallık yaptı ama karar vermede falan bi ciddi hale bürünüyor korkuyorsunuz :D -Ulan alt tarafı manga karakteri ben de öyle bi anlattım ki sanki gerçek hayatta karşılaşmışım gibi- İşte yani günlük hayattaki şebekliği, gerektiğinde ciddili tavrı gönlümü fethetti :D Bi de basket oynuyor falan dsjhgvfbf


İlk başta kısa boyunu baya sorun ediyor. Çünkü sevdiği kızlar onu kısa diye reddediyor. Ama Koizumi farklı. Koizumi'de çok saftı. Bazen sinirimi bozdu. Manga da onun yerine ben utandım. Bazense çok akıllı davrandı. Geçmiş davranışlarıyla karşılaştırdım bu salak nasıl akıl etti bunu diye... Ama Koizumi'de o "çok" güzel kızlardan olmadığı için kanım kaynadı.

Yani karakterlerin hepsi sizden, bizden karakterlerdi.. Abartılmış Shoujo karakterleri değildi. Dediğim gibi şuan iki numaralı mangam oldu kendileri. Hala birincilik Dengeki Daisy'de :3 

Not: Otani kısa olunca sarıldıklarında yandaki gibi bir görüntü ortaya çıkıyor gdhfgfv. Ya çok tatlı değiller mi *-*








Bu arada animesini izleyecekseniz boşverin, direk mangayı okuyun *-* Bana Shoujo anime izlemek biraz şey geliyr.. işsizlik .s Ben animede Shounen severim *-* Ne diyordum hah! mangası o kadar komik ve eğlenceli ki.. Çizimleri de mükemmel. Animesinden bir bölüm baktım zor dayandım. 2003 olunca görüntü kalitesi de düşük. Yani mangayı okuyuuun *-*

18 Haziran 2015 Perşembe

Tekrar Manga Tavsiyesi: Orange


Ya ben çok issiz olduğum için günde iki manga bitirdim :D Koe No Katachi'den sonra da bunu okudum. Ancak mangaka biraz mal sanırım çünkü arada yayınlamıyor kafasına göre takılıyor yani .s Konusuna bakalım;

Bir gün Takamiya Naho on yıl sonra gelecekten gelen, kendisi tarafından yazılmış bir mektup alır. Mektup o gün tam olarak yaşanacak olayları anlatmaktadır. Bu olaylardan biri de Naho’nun sınıfına Naresu Kakeru adında yeni bir öğrencinin transfer olacağıdır. On yıl sonraki Naho mektupta bir çok pişmanlığının olduğunu defalarca belirtir ve geçmişteki Naho’nun doğru kararlar vererek bu pişmanlıkları düzeltmesini ister, özellikle Kakaru ile ilgili olanları. Bundan daha şaşırtıcı olan ise on yıl sonra
Kakeru’nun artık onlarla birlikte olmayacağıdır. Gelecekteki Nahoondan Kakeru’ya gözkulak olmasını ister.
Şimdi kabul konuyu böyle okuyunca çok saçma geldi. Ya.. Ama çok güzel bi manga :C Ya okurken yemin ederim çaresiz hissettim. Onca çabaya rağmen Kakeru ölürse valla mangakayı bombalarım zaten kafaya göre bölüm çıkarıyor uyuz oluyorum.

Okurken geleceği biliyorsunuz ya o çok koyuyor. Hani onlara gelen mektupta bugün bunlar bunlar olacak şuna dikkat et yazıyor, o kadar uğraşan çabaya rağmen yine kötü bitince insanın içine oturuyor.
Şeeeey.. Ben şimdi tabletten yazıyorum okurken de tabletten okudum. Yani ekran görüntüsü aldım baya o yüzden resimlerdeki saat olsun yukarıda güncellenmiş uygulama bildirimi falan onları görmeyin :D Resimlere odaklanın *-* Kakeru'nun gülüşüne falan :))

Şimdi ama Allah var bu Kakeru'da çok depresif valla intihar edesim geliyor okurken. Ama onun yasadıklarını duşununce insan ister istemez hak veriyor. Allahım lütfen ölmesin :'(







Sene 1980 ben çok mesudum falan dbdbfbfbvn. Arada böyle komik, bizden esinti cümlelerle çevrilmiş manga :D Zaten Mabushi Çeviri Ekibine bayılıyorum :D Onlarla Dengeki Daisy'de tanışmıştım. Heer neyse konudan uzaklaşma Atlantisli....

Şuan 19. Bölüme kadar İngilizce olarak var. Türkçe olarak ise 17'ya kadar. Ama çevirirler sanırım. Çünkü yeni çıkmış bölümlerde. Olmadı İngilizce okuyun basit dili zaten dhhrhrgfh. Ben dün okudum ve spoiler vermemek için kendimi zor tutuyorum......




Bir sonraki yayında görüşmek üzereeeee! Herkese de hayırlı Ramazanlar :3

AŞŞIRI TAVSİYE MANGA: Koe No Katachi

Arkadaşlar manga okumayı seviyorsanız 2 gününüzü ayırın ve lütfen bu mangayı okuyun. 62 bölüm bir günde bitirdim. Allahım yok böyle bi manga. Dram ve Piskoloji ağırlıklı. Okuyanı etkisinde bırakan bir manga. Konusu şöyle

Asla tanışmamış olmayı dilerdim. Bir kez daha karşılaşabilmeyi dilerdim. İşitebilen Shoya Ishida ve işitemeyen nakil öğrenci, Shoko Nishimiya. Bir kader günü, ikisi tanışır ve Shoya, Shoko'ya zorbalık yapmada sınıfa öncülük eder. Ama çok geçmeden sınıf hedefini Shoko'dan Shoya'ya çevirir. Yıllar sonra Shoya, Shoko'yu şiddetle tekrar görmesi gerektiğini hisseder."


Manganın konusunu bilmeden başladım. Çünkü aşırı bi manga okuma açlığım vardı. Hunharca saldırdım :D Ama ilk sayfadan şaşırım kaldım. Noluyor ya dedim. Nishimiya -sağdaki kızımız- doğuştan sağır. Hatta ilerleyen bölümlerde babasının sırf bu yüzden onu terk ettiğini öğreniyoruz.

Nishimiya yeni okuluna başlıyor. Ancak çocuklar ve özellikle Ishida  -Bu isme dikkat lütfen- ona türlü zorbalıklar yapıyor ve sonunda Nishimiya okuldan ayrılmak zorunda kalıyor.
Nishimiya okuldan ayrılınca sınıftaki öğrenciler İshida'ya kötü davranmaya başlıyor ve İshida'nın hayatı bir çıkmaza saplanıyor ve Nishimiya'ya yaptıkları yüzünden pişmanlık duymaya başlıyor. Lise 3. sınıfa geldiğinde işaret dilini öğreniyor ve Nishimiya'nın yanına gidiyor.


Mangadaki mesaj şu "Sap döner hesap döner ıı.. tavuk döner..." her neyse deyimi unuttum ama siz anladınız :S.

Yani manga da bir grup çocuğun geçmişteki pişmanlıklarını temizlemeye çalıştıklarını,
arkadaş kavramını güçlüklerle öğrenmesini, İshida'nın nasıl değişim yaşadığını ve en önemlisi hayat mücadelesine tanıklık edeceksiniz. Mangaya Japonya İşitme Engelleri Vakfı da destek olmuş. Çünkü gerçekten Nishimiya'nın yaşadığı zorlukları o kadar iyi anlatmış ki. Ben yakınlarımızda olan Gençlik Merkezi'nin işaret dili kursuna gitmeyi düşünmeye başladım. Zaten en yakın arkadaşımın annesi işitme engelli olduğu için az çok aşinayım.

Ayrıcaa eğer duygusal bir insansanız son 7-8 bölümde ağlamanıza garanti verebilirim. Ama ben ağlamadım çünkü duygusuzum.






Ya bak görsellere bakınca bile içimde bi hüzün oluşuyor. Abi bu nasıl mangaydı ya. Kırdı geçirdi beni. O kadar övdüm siz de artık okuyun  bi zahmet hdhgjofr


OKUYUN!! OKUTUN! Shoujo manga yani ne olabilir ki diye düşünmeyin çünkü değil. Beğeneceğinize teminat verebilirim :c Plz okyn bunu :c











7 Haziran 2015 Pazar

Yeni Manga: Happiness

Selamlaaar! Bugün size yeni çıkan bi mangayı anlatmak istiyorum. Manganın çevirisi bana ait. Önceden de çeviriyordum ama bi bölüm One Piece, bi bölüm Bleach derken artık tamamen bana ait bi mangam oldu *-*

Okumak için tık tık ^^

Önce konusundan bahsedeyim. Okazaki basit bir liseli gençtir, tam ezilmelik bir tip. Bir gece, arkadaşından aldığı bir DVD'yi geri götürmek için yola koyulur. Yakındaki bir çatıda bir kişiyi farkeder. O daha farkedemeden o adam ona saldırır ve onun boynunu ısırıp kan içer. Saldırgan kan içmeyi bırakır. Bu noktadan sonra Makoto saldırganın güzel bir kız olduğunu farkeder ve kız ona sorar: "Ölmek mi istersin yoksa benim gibi olmak mı?" Ve o yaşamayı tercih eder...




Tokyo Ghoul gibi birazcık. Daha 4 bölüm yayınlandı. Bugün 4'ü çevirip yolladım.Ve aylık çıkan bir manga. 40 sayfa genelde. Normalde Shounen manga pek okuyamam, nadirdir. Çünkü dövüş efektleri çok karmaşık geliyor pek bir şey anlayamıyorum. Ama bunda öyle bi problem yok. Tokyo Ghoul'da da yoktu pek o yüzden okuyabildim :D

Başroldeki çocuk hafif sapık olduğu için beni sinir ediyor :c Ama çok aptal bi tip değil iyi ki :D Her neyse şuanlık iyi gidiyor. Bakalım ileride nolacak! Bir sonraki yayında görüşmek üzeree!


8 Mayıs 2015 Cuma

Manga Tavsiyesi: "Hirunaka no Ryuusei"

Selmalaaar! Nasılsınız? Valla ben çok kötüyüm. Kitap okuyamama ayındayım. Hiç kitap okuyasım yok nedense. Nefret ediyorum bu durumdan. Ben böyle böyle isyan ederken twitter aracılığı ile tanıştığım çok tatlı bi insan sayesinde bu mangayı keşfettim. Kendisi tam bir Shoujo türünün hastası. Yani romantik mangalar. Ben de ona güvenerek bu tatlış mangaya başladım ve 78 bölümü tam 2 günde bitirdim!

 Ya bitireli bir hafta oldu neredeyse ama hala hatırladıkça kafayı yerim gdfhf. Yok böyle çizimler, diyaloglar, karakterler. Abi bi manga da herşey nasıl bu kadar mükemmel olabilir?!

Suzume, Sensei, Mamura.... MAMURA... Ah be Mamuraa! Ciğerimi söktün aldın!!! :'(((

.Kırsal kesimde yaşayan, 15 yaşındaki Suzume Yosano, babasının işteki transferi nedeniyle Tokyo'daki amcasının yanında yaşamak zorunda kalır. Tokyo'ya gelir gelmez kendisine yardım etmek isteyen tuhaf görünümlü gizemli biriyle karşılaşınca ürkerek hızla oradan uzaklaşır. Ancak bir süre sonra kaybolduğunu fark eder. Daha sonra bir çocuk parkında yorgunluktan uykuya kalan Suzume uyandığında kendisini amcasının evinde bulur. Amcasının yanında ise o "tuhaf görünümlü gizemli" adam vardır. Daha bu şoku atlatamadan yeni nakil olduğu okula geldiğinde bir şokla daha karşılaşır, o da; İstasyonda karşılaştığı o "tuhaf görünümlü gizemli adam" tamamen farklı bir kılıktadır ve kendisinin sınıf öğretmenidir! Okula alışma ve arkadaş edinmede sıkıntı yaşarken, kızlara dokunamayan ve kızlarla hiç konuşmayan "Daiki Mamura" ve Mamura'ya aşık olan "Yuyuka Nekota" ile arkadaş olmasıyla bir de üstüne hiç olmaması gereken birine aşık olmasıyla, yaşadığı olaylar giderek içinden çıkılmaz bir hal alır.

İlk kez birşey okurken kendimi bu kadar kaybettiğimi hatırlıyorum. Mamura'nın utangaç tavırları ve Suzume'nin bazı salak hareketleri beni çılgına çevirdi. Hele 61. bölüm.....! Yatakta zıplayıp sevinç dansı yaptım hgdffg

İlk sayıdan beni esir aldı kendine bu manga. Normalde romantik kitaplar sevmem ama mangalar nasıl hoşuma gitti! Ama şunu da demeliyim ilk başta Suzume ve Sensei'nin ilişkisini çok saçma buldum. Hatta arkadaşlarıma anlatırken 'Gençler dünyanın en kezban mangasını okuyorum ahehehehe' diye dalga geçtim. Ama sonra Allah belamı verdi dvghfjgnmj

<----- Ya şu yandaki asalete bakar mısınız? YA SEN ÇİZİMSİN NEDEN BU KADAR YAKIŞIKLI COOL GÖRÜNÜYORSUN! Şaka bi yana ben gönlümü bi manga karakterine kaptırdım arkdşlr. Bizim sınıfta Mamura gibiler vardı da ben mi okulu sevmedim :( Bunu okuduktan sonra bi kaç gün sınıfa adapte olamadım. Etrafta gözlerim kendi Mamura'mı aradı afdhfg. Ama tabi ki bulamadım. Hoş bulsam da o bana bakmaz orası ayrı .s 


İşte ben böyle kendi kendime kafayı yerken bir de işin içine Sensei girdi ki o apayrı bi mevzu.



SEN DE ÖĞRETMENSİN NE BU DAĞINIK SAÇLI TUMBLR BOY HAVALARI? :'( Ama ya haksızlık yaa. Bu nasıl öğretmen olabilir! Neyse sakinim. İtiraf etmeliyim Sensei mutlu olmayı sonuna kadar hakeden biri. Ama Suzume ile değil.. Suzume Mamura'nın Ba ka! 

<----- İlk başta benden sübyancı damgası yedi. Sorarım szilere kim öğretmeni ile ilişki yaşamak ister. Sonra aklıma bizim okuldaki kızların bilgisayar hocasına yavşadıkları geldi..... Hocam eğer tesadüf eseri bunu bulup okuyorsanız vallahi sizi sadece öğretmen olarak görüyorum :) 


Ama bu da çok tatlı şimdi Allah var zsgsfdf








Ve bu sahneeee! ------------->
Allahım kalp krizi geçireceğiim! eğer ölümüm bi mangadan olursa utancımdan ölütrüm vallahi :') Şu öküzlüğe, odunluğa, hayvanlığa, kabalığa bakar mısınız?! Bi insana hayvan olmak onu bu kadar mı romantik yapar ya *.* Mamuraaaaa!











Okurkenki heyecanım hala bu yayını yazarken duruyor. Görsel araştırması için internete bakıyorum bazen mangadan karelere, FanArt'lara rastlıyorum daha çok heyecanlanıyorum. Heyecanlanacağım ne varsa shjgfjsdh Ama çok tatlı değiller mi :( Sevgili mangaka'lar siz böyle çiziyorsunuz iyi hoş daa...  Benim gibi saf kızlar bunlara aşık oluyor sonra :'(

<------- EsR@rlI GöZlEr M@mUrA'yI ÖzleR











Ayrıca bu kadar güldüğüm başka bi manga hatırlamıyorum. Bazı yerlerde ciddi derecede gülmekten karnıma ağrılar girdi.

Sonsuza dek bu yayını yazabilirim ancak benim kalp sağlığım için bu kadar yazı ve görsel yeter! Ayrıca spoiler olmasından korkuyorum.

OKUYUN!









Tasarım: Şevval & Moka