25 Kasım 2016 Cuma

Neler oluyo

Selamlar biliyorum çok boşladım buraları ama inanın vaktim olmuyor olunca da hiçbir şey yapmak yazmak istemiyorum. Galiba yavaş yavaş ygs stresi kendini göstermeye başladı. Aslında her cuma giriuorum bloga bir şeyler yazıp yazıp taslağa kaydediyorum. O kadar fazla oldu ki taaaaa kaç ay önce miracle in cell no7 izlemiştim onun yorumu duruyor taslaklarda resim ekleyeceğim diye yayınlayamıyorum. Bi şeyler yazıyorum ama yayınlamıyorum kısacası konuşup konuşup kimsenin beni takmaması gibi bi şey jdjegcjdjjf Ayrıca 1 Kasımda telefonum bozuldu yeni telefon aldım tüm numaralar gitti ilk başta çok üzülmüştüm ama şuan umrumda olmuyor açıkçası çünkü zaten kimseyle konuşmuyormuşum onu fark ettim. Yeni telefon alınca farklı şeyler yapmaya başladım *webtoon okuyor*. Önceden sadece tabletten webtoon, manga, kitap falan okurdum şimdi ekran büyüyünce işlerimi bu telefondan halledebiliyorum ve okuması rahat oluyor. Mesela şuan bunu da telefondan yazıyorum hehehe Ayrıca whatsappı kullanmayı bıraktım. Line ve Kakaotalk kullanıyorum eğer kullanan varsa "victoriagrane" olarak beni ekleye

21 Ekim 2016 Cuma

Dizi Yorumu: Sukina Hito ga Iru Koto

Selamlar! Lütfen kayıtlara geçsin ilk defa bloga bir dizi yayını gireceğim. Dizi yorumu girmek çok zahmetli geliyordu genelde o yüzden kaçınıyordum ama vicdan yapmaya başladım. Dedim artık yeter gir şu yorumları Elif.

Bu diziyi aslında mydramalistte taaa ilk başladığı zamanlar listeye almıştım ama tam o zamanlar şu 15 temmuz şeysine denk geldi dizi mizi kaynadı gitti arada. Geçen gün oturdum sanki işim gücüm yok gibi 2 günde diziyi bitirdim. Ve diziye karı aşırı nötrüm. Sevmedim ama seviyo da olabilir. O kadar sevdiğim dizileri girmedim bloga bu kanserli dizinin yorumunu yapacağım.

Sukina Hito ga Iru Koto
A Girl & Three Sweethearts
10 bölüm
45 dakika

Şimdi size bişey anlatıp öyle diziyi tanıtacağım. Yaz tatilinde hangi ay hatırlamıyorum yaz aylarından birinde beklediğim her şey üst üste çıkmıştı HA HATIRLADIM ŞEY Orange live action çıktığında tam. Ben böyle aylardır Orange live action bekliyorum tam o hafta da animesi başlamıştı bi de Koe no Katachi'nin moviesi gelecek falan aman aman fangirllüğümün zirvesinde olduğum zamanlar tam. Orange'ın filmini izledim bilmiyorsanız söyleyeyim başrolde Yamazaki Kento var. Kendisi Death Note'un L'si, Shigatsu wa Kimi no Uso'nun Kouse Arima'sı. Ookami Shoujo to Kuro Ooji'nin Sata Kyouya'sı Another'daki Sakakibara'sı. KISACA hangi yapıma el atsam bu çocuk karşıma çıktı ve ben artık yeter moduna geçtim. Ama izlemeyi de katiyen kesmedim, oturdum özenle hepsini tek tek izledim sdhgfhshdfd Yalnız cidden Japonya'daki tek genç erkek aktör bu çocuk mu...............

24 Eylül 2016 Cumartesi

BLOGUMUN DOĞUM GÜNÜÜÜÜÜ


24 Eylül 2014'te açtığım blog maceram iki yıldır devam ediyor eheeye İlk başta sadece kitap blogu olsam da sonralardan yemek tarifi bile paylaştığım kişisel bir blog oldu çıktı. İki senedir beni destekleyen tüm blogger dostlarıma teşekkür ediyorum :') 

İlk defa mimlendiğimde -tıktık- sorulardan birine şöyle bir cevap vermiştim. Soru hangi mevsimi seviyorsunuzdu. Ben sonbahar diye cevaplayıp sebebini ise şöyle belirtmiştim. 

Hayalleri çağrıştırıyor. Sonbahar benim için kesinlikle hayallerim demek. Sanki hayallerimin peşinden, sararmış bir yaprağı takip ederek gideceğim gibime geliyor. Kim bilir belki öyle olur? 

O zamanlar bu cevabı tamamen içgüdüsel olarak yazmıştım. Ama şuan o kadar anlamlı geliyor ki. Bir sonbahar akşamında açtığım blogum cidden hayallerim adında bir ufak adım oldu. Buraya içimi döktüm, dert yandım, fangirllük yaptık hatta radyo yayını bile yaptım o zaman bile yalnız bırakmadınız beni. Sonra insatgrama yöneldim ama orası bana uygun değildi pek. İki yıl da orada kaldım ama yazın kapattım hesabı çünkü blogta daha mutluyum. 

23 Eylül 2016 Cuma

Lise Üzerine ve Dağınık Sohbetimsi Bişi


Selamlaaaaaaar! Nasılsınız? Okullar açıldı umarım hayatta kalabiliyorsunuzdur. Bu sene okula gitmediğim için okul yazılarınızı biraz da hasretle okudum. Kim ne derse desin lisede geçirdiğim o yılları çok özledim ben. 11. sınıfın ikinci döneminden beri okula gitmiyorum sanırım ve lisedeki o şapsal salak ortamı çok özledim bile. Sizi bilmiyorum ama benim lisedeki arkadaş ortamım güzeldi. Özellikle lisenin ilk 2 yılı mükemmel ötesiydi:D Eğleniyorduk ve ciddi manada günlerimiz üst sınıflara rezil olmakla geçiyordu. Okuldan kaçıp yakalanmamız ceza almamız.. O zamanlar bunlar çok korkutucu gelse de hepsinden şuan gülerek bahsediyoruz. Elbetteki pişmanlıklarımız, kavgalarımız oldu. Ama gerçekten güvenin bana lise bence en iyi öğrencilik hayatlarımızın dönemeci gibi bir şey. Çünkü tam 14-18 yaş arası kişiliğimiz davranışlarımızın belirlendiği zamanlar ve okuyacağımız üniversiteye, yaşamımızı etkileyecek(?) şeylerin başlangıcı lisenin sonu oluyor. Lisede ortaokuldan daha özgür, üniversiteden daha kısıtlısın. Herkes üniversite hayatı daha güzel diyor belki doğru olabilir ama üniversitede her şey ciddiye biniyor bence. Lisedeki gibi çocuksu tavırlarını orada sürdüremezsin sürdürsen bile hoş karşılanacağını sanmıyorum. Arkadaş arasında yine gır gır döner ama o lise koridorlarındaki HUAAAAAAAA seslerini üniversitede duyabileceğimi sanmıyorum hfgjdfjhj Hoş onu duymasam da olur onu. Bilmiyorum belki henüz yaşamadığım için ama üniversite fikri beni korkutuyor. Ama inşallah seneye bu vakitler buraya üniversite yazısı giriyor olurum dhbgjfgn. Neyse ne diyordum evet üniversite beni korkutuyor çünkü yetişkinliğe geçiş gibi bir şey üniv. Kendi paranı kazanman gereken zamanlar, iş telaşı, günlük hayattaki telaşların başlangıcı. Ve bu fikir beni cidden ürkütüyor. Büyümek istemiyorum galiba. Sonsuza kadar ailemin yanında kalamam bunu da biliyorum ama sorumluluk almak:DD:DD:D:D

Geçenlerde evde tek kaldığımı söylemiştim ya o zaman anladım tek başıma çok rahat yaşayabilirim ancak tembelliğimden dolayı ev temiz kalmıyor, ders çalışacağım yerde ful pc'de takılıyorum falan yani birisinin bana dur demesine ihtiyacım olduğunu da fark ettim. Annemlere göre ben çok özgürüm ve ailedeki evden gitme potansiyeline sahip tek kişi de benim. Annemler bunu akrabalar arasında bile konuşuyor yani. Abim üniversiteyi Ankara'da kazandı. Herkes bana soruyor annem ise o gider kendi ama abisi gidemez diyor:D Giderim annecim ama beni kim durduracak.................

güvenlık sebebiyle kaldırılan kısım

İşte üniveristeye geçmek istemiyorum. Sorumluluklarımdan titanikten kaçan insanlardan daha hızlı kaçıyorum. Ve şimdi şu da var. Ünv için dershanedeki herkes benden çok fazla şey bekliyor. Çünkü geçen sene dershane derecesiyle beraber çalışıyordum ve herkes bana onun kızı diyordu. Bu sene de hadı hadı onun kızısın yaparsın sen diye bende baskı oluşturuyorlar. Hocalar bile ismimi kullanmıyor direk onun kızı diyorlar..... Bu iş nereye varacak merak ediyorum ulan çocuk Türkiye'de dereceye girdi ben napacam jdghdfhıhjy Derece öğrencisi muamelesi görüyorum kısacası. Uyuyunca kesin gece çalıştığı için uyumamıştır, soru çözüyorum tenefüste bile soru çözüyor, çözemezsem omg nasıl çözemedi oluyor cidden anlayamıyorum. Ama olduğumuz iki üç test sonrası insanlar benim ne kadar mal biri olduğumu anladılar diye düşünüyorum çünkü o kadar saçma dikkat hataları yapıyorum kıi3x3'e 6 falan yazıyorum hep. Dikkat eksikliğim var ortaokuldan beri. Her sınav sonrası testleri kontrol ederken hatalarıma bakıp iç çekmekten sıkıldım çünkü bilmediğimden değil işlem hatasından gidiyorum hep.

Geçenlerde bi sınavımsı bi şey olmuştuk benim boşum yoktu hepsini yapmıştım. Ama yanlışım fazla çıktı ve herkes bana öyle bi bakış attı ki. O an çok kötü hissettim. Ağlamamak için zor tuttum kendimi. O bakışları hiç unutamayacağım sanırım..... İnsanlar aptal.

Ayrıca sınıfım sürekli bana laf atanlarla dolu çünkü 3 yıldır fen namına hiç bir şey görmediğim için fizik kimyada biraz zor oluyor anlamam. Dalga geçiyorlar ama biliyor musunuz hiç umrumda olmuyor. Galiba geçen seneki ben olsam çok pis bozulurdum ama o kadar umrumda olmuyor ki şuan ben de gülüp geçiyorum. İnsanlarla uğraşamazsınız ciddiyim ağzı olan konuşur çok lol ve lel.

Her neyse bu yayın fazla uzadı gibi umarım sıkılmadan okuyabilirsiniz.. Görüşürüz bir sonraki yayında ve okul için başarılar!

25 Ağustos 2016 Perşembe

Uyuyan Troll Uyandı


Aslında uyuyan güzel yapacaktım ama kendime güzel sıfatını yakıştırmayı sevmem. Çoook çok uzun zamandır yoktum buralarda. En son ne yazdığımı bile hatırlamıyorum gerçekten. Çok özür dilerim. Ama Temmuz'dan beridir ne yaptığımı bilmiyorum. Bi köye gittik geldik yine. Onun dışında pek bi ekşın yaşamadım. DİYECEKTİM Kİ AKLIMA GELDİ.

BAKIN NOLDU annemlerle köye gittik dedim ya 20 Ağustos'ta benim derslerim başlıyor diye eve ben erken geldim. Abimin de üniversite kaydı vardı o da benimle geldi. Babamlar da anneannemlerde kaldı işte. Biz Burdur'dan Ankara otobüsüne bindik. Yolculuğumuzun ilk 4 saati falan güzel gidiyordu. Sonra Sivrihisar yakınlarında bi petrol ofisinde durduk. O sıra abim indi lavaboya gitti geldi. 3-4 saat sonra falan da Ankara'ya geldik. Geldik gelmesine de ABİM CÜZDANINI DÜŞÜRMÜŞ PETROL OFİSİNDE. Araba bi durdu abim Elif cüzdan yok dedi. Ne diyosun abi şaka yapma falan dedim ama abime bi baktım ağladı ağlayacak. Otobüsün her yerine baktık muavine sorduk şoföre sorduk yok........ Allahtan paraların birazı bende duruyordu ama abimin kendi 200 lirası, kimliği, ankara kartı falan hepsi gitti. ertesi gün de üniversite kaydı vardı kaldı mı kimliksiz. Daha Ankara'ya varır varmaz annemlersiz yaşam pek yolunda gitmedi. İşte baya aştide oyalandıktan sonra eve geldik. Zırlaya zırlaya o gün geçti. Neyse ki ertesi gün gitti kimlik çıkardı kendine sağ salim ünv kaydını da tamamladı....

AMA zor günler şimdi başladı çünkü ben ve yemek yapma kabiliyetlerim ile 1 haftadır iyi bile dayandık bnec. İlk gün bezelye yemeği yaptım ayıptır söylemesi çok da güzel oldu vallahi. Bezelye yemeği bitince makarna yaptık klasik hdsghfdfgjdf. Sonra marketten hazır köfte falan derken GALİBA 3 GÜNDÜR YEMEK YEMİYORUM BEN. Dershaneye giderken kendime beslenme hazırlıyorum. Pilav, sandviç türünden pratik şeyler yapıyorum. Öünkü 9 saat açımdan ölürüm. öğle arasında dışarı çıkıyorlar ama ben sevmiyorum kalabalığı. Neyse işte sabah beslenme(?) götürüyorum ama akşam eve gelince ki saat 7 falan oluyor. O kadar zor geliyor ki yemek yapması.... Bi şey yemiyom valla üşengeçliğimden.. Abim de idare ediyo galiba bilmiyom yazık günah derslerden onunla da konuşamıyorum. Evi dağıtmasa iyi 1 çocuk olabilirdi.

İşte 1 haftalık hayat mücadelemi anlattım şimdi sıra haberlerde.
SONUNDA AYLARDIR beklediğim Park Bo Gum'un dizisi Moonlight Drawn by Cloud çıktı şükür yarabbim sonunda. Ama tam derslerimle aynı zamanda başladı. Ben de gece kalkıyorum. 3'ten 5'e kadar çalışıp 5'ten 6'ya kadar dizi izliyorum. Biraz uyuyup 8 de geri kalkıp dershaneye gidiyorum böyle de saçma bi düzen kurdum.

Diziden efsanevi fragman djhdjdjd

Dizi yorumuna gelince daha ilk iki bölüm yayınlandı VE BIR BO GUM FANI OLARAK KENDİMİ KAYBETTIM. Şimdi size kore geçmişimden bahsedeceğim. Her şey Ranao'nun bana Reply 88 izletmesi ile başladı... İlk orada gördüm gönlümün efendisini. Başka kimseye de bakmadım bugüne kadar enwgkfkdkf Kim taehyung hariç. İkisi benim idollerim. Neyse işte diziden bahsediyordum.

Sadece 1 kore dizisi izlediğim için kıyaslama yapamıyorum ama konusunu klişe buldum. Kız var oğlan kılığına giriyor falan ama kız da bi kız yani. Onu erkek sanan da maldır artık. Bi de makyaj yapıyor hunharca ben bile daha erkeğim bu kısacık saçlara o derece. Ama Bo Gum'un oyunculuğu mimikleri falan her şeyi diziyi ele geçiriyor. AMA BIRDEN ikinci oğlan diziye girdi. Benimki mutsuz olacak diye aklım çıkıyor valla. Nolur yapmayın :ccccc 

Galiba bahsedeceklerim bu kadardı. Umarım arayı bu kadar açmam bir daha... Kendinize dikkat ediiiin!

Tasarım: Şevval & Moka