21 Temmuz 2015 Salı
Bayram Top Fans
-Abla parka gideliiiğm!
+Yaren'cim hava çok sıcak akşama doğru gidelim.
-Tamam.
(10 Dakika Sonra)
-Akşam oldu mu?
+Hayır?
(5 Dakika Sonra)
-Peki ya şimdi?
+Hayır?!?
(3 Dakika Sonra)
-Şi-
+Gidene kadar durmayacaksın di mi?
-Evet :)))
(Parka gidince)
-Tuvaletim geldi
+(Altına yap o zaman Hay Yarabbim) Ablacım evden çıkarken yapmadın mı?
-Yooo
+Niyee?!
-O zaman yoktu ki..
(Tuvalete gideriz, çarşıya inip ellerini yıkar parka tekrar geliriz, 10 Dakika sonra)
-Susadım
+Ebenin.....
♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤
-Abla saçın niye böyle?
+Hoşuma böyle gidiyor
+Annen kızmadı mı?
-Artık anneme soracak yaşta değilim ki
+Evleniyor musun?
-(Noluyo lan?!) Hayır...
♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤
-Eee Elif lise de bitiyor
+Yaa aynen teyze
-Doktor olunca bizi muayene edersin artık
+Yalnız ben doktor olmayacağım
-NE DEMEK DOKTOR OLMAYACAĞIM! AY SULTAN SENİN KIZ NELER DİYOR!
+(Teyze mal mısın.....)
♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤
-Elif abla saçların gerçek mi?
+Ulan 10 kez sordun gerizekalı mısın?!
-ELİF NİYE BAĞIRIYORSUN EL KADAR ÇOCUĞA!
+(La havle vela...)
♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤
-Anne Elif abla bizle büyümüş artık oynamıyor
+Evet büyüdüm hadi uza defol git
-ANNEEEĞĞ
+Şakaydı şaka gel buraya!!
♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤
-Napiyosun?
+Anime izliyorum
-Oha memeleri görünüyo
+ABİ BUNU BURDAN ALIN
♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤
-Sonra Ali tahtaya kalktı yüzler basam-
-Elif Abla dinliyor musun???
+Evet Zehrayla şapkaları değiştirmiştiniz
-Ya onu dün anlattım ben!!
+Hadi ya...
♤♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤ ♤
-Niye hep telefondasın?
-Ne gülüyosun?
-Sevgilin mi var ihihihihihi
-ANNEEEĞĞ ELİF ABLANI-
+YAVRUM EVLADIM GEL BURAYA YOK TEYZE BAKİYOM BEN ONLARA GELMENE GEREK YOK
♢♢♢♢♢♢♢♢♢
İşte bayramda yaşadıkarımdan ufak kesitler sundum size fjjdjfjkfk Yarın babannemlere gidiyoruz asıl şenlik orada. Lütfen bana sabır dileyin jdhdjsjsof
19 Temmuz 2015 Pazar
Köy Güzeli Online
Tabi yanımda boya kalemi olmayınca boyayıp gölgelendirme yapamadım. Tek eğlencem bunlar şuan :c
Son olarak sanırım burda olmanın tek güzel kısmı yıldızlar! Ya arkadaşlar gökyüzü parıl parıl o kadar güzel ki... Ankara'da hiç yok yıldız. Ama burda bir sürü var. Geceleri resmen boynum tutulana kadar gökyüzüne bakıyorum. Ve hayaller kuruyorum. Aaaah ah keşke hep gece olsa :(
Benden haberler bunlar sizler neler yapıyorsunuz??
15 Temmuz 2015 Çarşamba
Kafayı yicem
Dün geceden beri kafayı yemek üzereyim. Bir kez daha insan mağduru oldum. Hani şu şerefsizlik yapan kısım var ya onlardan. Kabullenemiyorum lan. Nasıl böyle olabildi diye... Cidden artık yoruldum. Şu naled hayatta kimseye güvenemeyecek miyiz... En az bir kez bile olsa herkesin bu tür durum yaşadığını düşünüyorum. Ama bi insan 10 kez mi ihanete uğrar lan... Ben hiç mi akıllanmayacağım.. Dün geceden beri kendime kızıyorum. Oh olsun sana Atlantisli böyle saf gibi herekese güvenirsen olacağı budur.. Ulan.. Hala sinirlenirim hatırladıkça, aptallığıma aşırı yanıyorum. Bugünlerde hiçbir şey olduğu gibi gitmiyor. Tersyüz oldu yaşantım. Sabır diyorum bu mübarek günlerde demek böyle olması gerekiyormuş diye kendimi teselli ediyorum... O da bi nebze. Ay çok mutluyubvgsajfghdjafgbvj (OLAMADI) aynı bu şekil.
Neyse bu gece tatile gidiyoruz. Son blog yazımın böyle olmasını istemezdim. Kusura bakmayın. Son olarak sizden bir şey rica edeceğim. Şu menü kısmını nasıl ortaya alıyorsunuz yeminle 1 yıllık blogger hayatımda hiç başaramadım. Allahını seven yardım etsin hfgjhgfh.
Edit: Tatilde blogu "Seyahat" şeysi olarak kullanmayı düşünmeye başladım :D
Neyse bu gece tatile gidiyoruz. Son blog yazımın böyle olmasını istemezdim. Kusura bakmayın. Son olarak sizden bir şey rica edeceğim. Şu menü kısmını nasıl ortaya alıyorsunuz yeminle 1 yıllık blogger hayatımda hiç başaramadım. Allahını seven yardım etsin hfgjhgfh.
Edit: Tatilde blogu "Seyahat" şeysi olarak kullanmayı düşünmeye başladım :D
14 Temmuz 2015 Salı
Anime Tavsiyesi: Akatsuki No Yona
Günaydıın. Aslında bu yayını dün yayınlayacaktım ama bi kaç işim çıkınca yazamadım devamını. 24 bölümlük tatlı mı tatlı bi anime ile karşınızdayım bugün. Biraz dram, bolca komedi ve macera olan bu anime endingi ile gönlüme taht kurmuş vaziyette :3
Krallığın tek prensesi olan Yona el bebek gül bebek büyütülmüştür. 16. yaş gününde küçüklüğünden beri gizliden gizliye aşık olduğu kuzeni Soo-won, babasını öldürüp tahta geçer.Olanlar karşısında hiçbir şey yapamayan ve güçsüzlüğünün farkına varan Yona, çocukluk arkadaşı aynı zamanda koruması olan Soon Hak ile beraber krallıktan kaçıp yeni bir hayata başlar ama bu kaçış bir bitişten çok her şeyin başlangıcı.
Ben her zamanki gibi konusna bakmadan izlemeye başladım tabi ki :D Sonra Soo-won ne kadar tatlı ya falan diye düşünürken bi baktım adam ortalıkta terör estirdi. Noluyo lan demeye kalmadan olaylar olaylaaar. Bu yönden bi apışıp kalma durumu yaşadım. Ya aslında iyi oldu gdfjhdg. Çünkü ben Hak ile Soo-won arasında gidip geliyordum. Soo-won pislik yapınca direk Hak'a koştum. Hakaşk <3 hgjfgjhghj
Şunlara bakın yaa *-* Benim tatlı ejderlerim. İşte Soo-won Yona'nın babasını öldürünce Yona'da Hak ile kaçıyor ve sağda görmiş olduğunuz tatlı mı tatlı birbirinden şebek 4 ejderha güçlerine sahip kişileri arıyor *-*
Bu arada ben animenin daha 12. bölümündeyim. Yarın tatile çıkacağımız için daha bitirmeden yazıyorum. Ama bugün hunharca izlemeyi düşünüyorum. Aslında bugün 2-3 bölüm kalan animelerimi bitiricem.
Şu giflerin güzelliğine bakar mısınız *-* Ya bu animede herşey var. Romantiklik, komedi -ki kendisi baya var dhgfdadsfhgfgh- macera, aksiyon ve dram :c. Herşeyi bu animede toplamışlar. Ama benim çok hoşuma gitti hele endingi... Ooof of.
Ezberledim şarkıyı *-* Videoyu'da izleyebilirsiniz spoiler yoktur. İyi Tatiller!!!
13 Temmuz 2015 Pazartesi
Kitap Yorumu: Locke Lamora'nın Yalanları -Scott Lynch
Slmlr yne bn.. Ben de bloga girmeye üzenip sonra tüm yorumları aynı anda giriyorum hfgvshdf. Allah affetsin. Şuan aynı anda iki yayın yazıyorum ve hali hazırda bi yayın daha bekliyor. Hoof keşke 4 kolum olsaydı dgffhuı
Bu hayatta yalnızca üç kişiyi kandıramazsın Locke; Rehineciler, Fahişeler ve Annen.
Daha paylaşmak isterdim lakin tam yerinde okumanız lazım o cümleleri bi de nomıssız yazar tam can alıcı noktalara koymuş :'( Hala yüreğim acıyor bu kitap bitti diye. Ancak öğleden sonra D&R gidip parama kıyıp ikinci kitabı alacağım. tatilde bu kitabı okumazsam yeminle içimde kalır. İlk kez gidip sıfırdan mağazadan alacağım ama buna değer. İnternetten sipariş için vaktim yok!
Seri 8 kitaplık olacakmış. Bunu duyunca kadar sevindim kii *-* 10 kitap olsa yine okurum bu seriyi. Lütfen senpailerimi ve kohailerim bu kitabı okuyun ve okutun!!
Not: Kitap bana 8 yıl önce izlediğim Hırsız Kral filmini hatırlattı :') O filmde de başroldeki çocuğun zekasına hayran olmuştum. Çok da cooldu şerefsiz :') Ordan kalma bi hırsızlık hayranlığı var bende hgjdfhh İlerde kendi çetemimi kursam napsam hfgjhfhjgh
Locke Lamora'nın Yalanları
581 sayfa
İthaki Yayınları
Scoot Lynch
Locke Lamora'nın Yalanları en sevdiğim on kitap arasında bulunuyor. Belki de ilk beştedir. Kitabı okumadıysanız, okumalısınız. Okuduysanız, muhtemelen yeniden okumalısınız…"
-Patrick Rothfuss-
"Canlı, orijinal ve çekici. Muhteşem bir şekilde yazılmış."
-George R.R. Martin-
"Boğazında kanayan bir kesik olsa ve bir hekim o kesiği dikmeye çalışsa Lamora iğneyle ipliği çalar ve kahkahalar atarak geberip gider. Çocuk… çok fazla çalıyor."
Camorr şehri, tarihi boyunca pek çok soysuzluğa, yolsuzluğa, uğursuzluğa, hırsızlığa tanıklık etmiş, büyülü atmosferinde her birini tek tek sindirebilmiştir; Camorr'un Belası'nın ismi şehrin nemli duvarlarında yankılanana dek… Camorr'un Belası'nın yenilmez bir silahşor, usta bir hırsız, duvarlardan geçebilen bir hayalet ve fakirlerin dostu olduğu söylenir. İşte o efsanevi "Bela" narin yapılı, gözü kara ve becerikli Locke Lamora'dır. Locke kimsenin beceremediği bir ustalıkla zenginleri soymasına rağmen, bir başka efsanedeki büyük okçunun aksine çaldıklarından fakirlere tek bir kuruş bile koklatmaz. Locke'un tüm kazancı kendisi ve isimlerinin hakkını fazlasıyla veren hırsızlar çetesi Centilmen Piçler içindir.
Onların sahip olduğu tek ev olan ve her türlü dümen, hile ve numaralarını gerçekleştirdikleri kadim Camorr şehrinin kaprisli ve renkli yeraltı dünyası, içten içe çürümekte ve gizli bir savaş yüzünden parçalanmaktadır. Tek ayak üzerinde onlarca yalan söyleyen Locke ve çetesi, bu büyülü dünyada bu kez tek ayaklarını bile yere basamadan içerisine düştükleri ölüm oyunundan kurtulmak zorundadır. Yarattığı dünya ve kuvvetli kalemi sayesinde Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson gibi isimlerle adı sık sık anılan Scott Lynch, çarpıcı romanı Locke Lamora'nın Yalanları'ında bir macera kitabının sürükleyiciliğini, bir fantastik kitabın yaratıcılığıyla birleştirip üzerine George R. R. Martin'in okuyucuyu beklemediği yerden vurmayı başaran anlatımını katıp, bizlere eşsiz bir hayal dünyası sunuyor.
-Patrick Rothfuss-
"Canlı, orijinal ve çekici. Muhteşem bir şekilde yazılmış."
-George R.R. Martin-
"Boğazında kanayan bir kesik olsa ve bir hekim o kesiği dikmeye çalışsa Lamora iğneyle ipliği çalar ve kahkahalar atarak geberip gider. Çocuk… çok fazla çalıyor."
Camorr şehri, tarihi boyunca pek çok soysuzluğa, yolsuzluğa, uğursuzluğa, hırsızlığa tanıklık etmiş, büyülü atmosferinde her birini tek tek sindirebilmiştir; Camorr'un Belası'nın ismi şehrin nemli duvarlarında yankılanana dek… Camorr'un Belası'nın yenilmez bir silahşor, usta bir hırsız, duvarlardan geçebilen bir hayalet ve fakirlerin dostu olduğu söylenir. İşte o efsanevi "Bela" narin yapılı, gözü kara ve becerikli Locke Lamora'dır. Locke kimsenin beceremediği bir ustalıkla zenginleri soymasına rağmen, bir başka efsanedeki büyük okçunun aksine çaldıklarından fakirlere tek bir kuruş bile koklatmaz. Locke'un tüm kazancı kendisi ve isimlerinin hakkını fazlasıyla veren hırsızlar çetesi Centilmen Piçler içindir.
Onların sahip olduğu tek ev olan ve her türlü dümen, hile ve numaralarını gerçekleştirdikleri kadim Camorr şehrinin kaprisli ve renkli yeraltı dünyası, içten içe çürümekte ve gizli bir savaş yüzünden parçalanmaktadır. Tek ayak üzerinde onlarca yalan söyleyen Locke ve çetesi, bu büyülü dünyada bu kez tek ayaklarını bile yere basamadan içerisine düştükleri ölüm oyunundan kurtulmak zorundadır. Yarattığı dünya ve kuvvetli kalemi sayesinde Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson gibi isimlerle adı sık sık anılan Scott Lynch, çarpıcı romanı Locke Lamora'nın Yalanları'ında bir macera kitabının sürükleyiciliğini, bir fantastik kitabın yaratıcılığıyla birleştirip üzerine George R. R. Martin'in okuyucuyu beklemediği yerden vurmayı başaran anlatımını katıp, bizlere eşsiz bir hayal dünyası sunuyor.
Cidden bu kitap hakkında ne denir bi fikrim yok. Muhteşem muhteşem ötesiydi. Hani bazı kitaplar vardır zor içine çeker ama çekti mi de bırakmaz bu benim için öyle bi kitaptı. Uzun paragraflar vardı yazılar küçüktü o yüzden birince bölümün sonunda kitaba anca adapte olabildim. Ama o kadar güzeldi ki yorumlaya nereden başlayacağımı bilmiyorum.
Öncelikle filmlerde, animelerde ve kitaplarda olsun zeki erkek karakterlere bayılırım! İsterse başrol olmasın veya kitabın sadece bi sayfasında görünüp kaybolsun o karakter zekasıyla beni şaşırttıysa favorim olmuştur açık ve net. Locke Lamora'da öyle biriydi benim için. Allahım kurduğu planlar falan insanı hayrete düşürüyor ve noldu ya bi anda diyorsunuz. İlk başta çocukluğunu anlatıyor sonra yetişkinlik ve kendi çetesinin lideri haline geliyor. Ara bölümlerle çocukluğuna geri dönüyoruz. Bi kaç yorumda bunun olayların akışını kesitiğine dair şeyler demişler bence hiç öyle olmadı çünkü olaylar o kadar dolu dolu geçiyor ki insanın kalbinin molaya ihtiyacı oluyor :D
Kitapta çok fazla betimleme de var ve bu benim çok hoşuma gitti. Artık şunu fark ediyorum ki modern, klişe romanları okumaktan ordaki basit cümlelere alışmışım ve bu ilk başlarda afallattı beni. Sonra kendime geldim. O yüzden uzun bir süre yeni kitap okuyabileceğimi sanmıyorum ya da hazır başlamışken klasiklere yoğunlaşacağım çünkü cidden artık normal kitap okuyamaz oldum. Aşırı sade ve basit geliyor.
Yazar o kadar ustaca bi dünya kurmuş ki, şehirler, isimler, ticaret limanları, içkiler, yemek tarifleri hepsi kurgu! Ama yok böyle bi şey. Harıiadan bakıp Camorr'u bulmaya çalışacaktım neredeyse. Bizi yiyon lan sen var böyle bi şehir diye kendimi kandırdım ilk başta ama yokmuş... DINININIIIIIIIIIIIM....
Kitabı adeta film izler gibi okudum. Yani uzun süredir ilk kez bi kitapta başından beri kafamda canlandırdım. Yani anlatamadım ama şuan gözüm kapalı bu kitabın filmini çekebilirim o derece. Bunu yazarın kuvvetli betimlemelerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Bi de 2007 'de zaten filmin hakkı satın alınmış ama izlemek istemiyorum. Çünkü hayalimdeki Locke ile mutluyum ben :c
Ya Locke... Offf hatırladıkça dert ediyorum kendime nasıl mükemmel bi karaktersin sen! Deli, çılgın ve zeki... Ne kadar da mükemmel 1 erkek :c Fangirl alarmlarım devreye girdi. Locke ilk başta kültürsüz cahil bir çocuk. Ama içindeki çalma arzusu ustasının karşılayamayacağı boyuta gelince onu Gözsüz Rahip'e satıyor. Gzösüz Rahip ise ona nasıl yemek yenileceğinden tutun da başka dillerin aksanına kadar her şeyi öğretiyor. Locke'nun bu kusursuz oyuncuşuğu ve planlama zekasıyla bu bilgiler birleşinceeee BAM! Ortaya kusursuz bi soygun çıkıyor. Ortada milyonlarla şilinler dönüyor ve Locke hç zorlanmadan hepsini cebe indiriyor.. Ay yazarken bile heyecanlandıım *-*
Ve kitapta o kadar can alıcı cümleler var ki ilk kez okurken bi kitabın altını çizdim.
Locke Lamora’nın dalaverelerinden paçayı kurtaran tek kişi
......Locke’tur,
Çünkü tanrıların ona çok özel bir ölüm hazırlandıklarını düşünüyoruz. Bıçaklar ve dağlama demirleri içeren bir ölüm ve de coşkuyla tezahürat eden elli bin seyirci.
Çetelerde eski bir deyiş vardır: Yalanlar çıkar gider ama gerçek hep evde kalır.
Bu hayatta yalnızca üç kişiyi kandıramazsın Locke; Rehineciler, Fahişeler ve Annen.
“O zaman senin için ölecek.”
“Ila justicca vei cala”
“Adalet kan kırmızısıdır.”
Seri 8 kitaplık olacakmış. Bunu duyunca kadar sevindim kii *-* 10 kitap olsa yine okurum bu seriyi. Lütfen senpailerimi ve kohailerim bu kitabı okuyun ve okutun!!
Not: Kitap bana 8 yıl önce izlediğim Hırsız Kral filmini hatırlattı :') O filmde de başroldeki çocuğun zekasına hayran olmuştum. Çok da cooldu şerefsiz :') Ordan kalma bi hırsızlık hayranlığı var bende hgjdfhh İlerde kendi çetemimi kursam napsam hfgjhfhjgh
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












